YAŞAM ÖYKÜLERİ

Kıvırcık ALİ

22-12-2018

Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Erenli köyü… 68 yılının Ekim ayının 11. Günü... Yöresinde çok sevilen mahalli halk ozanı Aşık Ali hayata veda edeli 37 gün olmuş. Hüznün kara bir bulut gibi kapladığı evde aynı gün minik bir yürek hayata merhaba dedi. Dokuz kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi bebek. Büyük bir üzüntünün ardından gelen mutluluktu o. Kaybettiği evladının acısını içinde taşıyan dede; “İşte oğlum geri döndü” dedi ve bebeğe babasının ismini verdi. “Ali”… Nereden bilecekti ki bu küçük bebek babasının ismini taşıdığı gibi yüreğindeki müzik aşkınını da taşıyacak. Gün gelip sazıyla çalacak, söyleyecek… Ali Özütemiz büyüdükçe, türküleri unutulmaz olacak…Ali, henüz küçük bir çocukken türküler söylemeye başladı. Tarlaya yemek götürürken, sürüleri otlatırken eli kulağında söylediği türküleri ilk dinleyen toprak ve ağaçlar oldu. Köye gelen ozanları ve dedeleri dinledi. Her dinlediği ses içinde alevlenen müzik aşkını büyüttü. Bir kayanın üzerine oturup söylediği türküler annesinin kulağına ulaştığında bir emanetin teslim edilme zamanı gelmişti. Gülbahar Hanım, elinden tuttuğu gibi eve götürdü onu. Gözü gibi koruduğu bağlamayı sakladığı yerden çıkarttı. “al güccüğüm Ali’m babandan sana yadigar” … Bu yadigar sazı çalmak nasip olmadı Ali’ye. Neden, nasıl oldu bilinmez, kırıldı, parçalandı saz. Usta sanatçı o günleri anlatırken pişmanlığını dile getirirdi. Çocuk yaşta bilememiş kıymetini. Parçaları alıp saklamak gelmemiş aklına. Bağlama sevdası böyle başlamış yüreğinde , ona ilk bağlamayı veren, gücüğüm diyen annesinin eliyle.. Hayatın yükü ağır. Yokluklar imkansızlıklar. İlkokulun sonu gelince eğitim hayatı da sona erdi Ali’nin. Zorluklar, eğitimini engelledi ama içindeki müzik sevgisine dokunamadı. Kırılan bağlamasına o kadar üzülmüştü ki şartlar ne olursa olsun ağabeyi ve eniştesi yenisini aldı bağlamanın. Ve ilk dersini köylüsü Aşık Mahmut verdi Aliye… Sazın üzerine kalemle işaretledi parmakların tele değeceği noktaları. Ardından haydi bakalım dedi başla çalışmaya. Çalmayı öğrendiği ilk türküye güzel sesi eşlik etti Ali’nin. Bazı şeyler vardır ki okumak, çalışmak ve çabalamak yetersiz kalır mükemmel olmasına. Yetenek gerekir. Doğuştan yürekte olan yetenek lazımdır. İşte müzikte yetenek olmazsa olmazlardan biri. Müzik adına Ali’nin sahip olduğu yeteneği büyük ağabeyi Sadık fark etti, inandı. 83 yılının ilk ayları soğuk karlı bir gün Ali’nin omzunda bağlaması yanında ağabeyi Sadık, ilk uzun otobüs yolculuğunun sonunda İstanbul’u ulaştı. Yaklaşık 1,5 yıl gündüzleri saz yapım atölyesinde çalışırken geceleri gazino düğün salonları ve müzikhollerde sazının çaldı, türkülerini söyledi. Aynı zamanda Tepebaşı Gazinosunda düzenlenen ses yarışmasında Aşıklama dalında birinci oldu. Yine bu yıllarda solfej eğitimi almak için kaydolduğu müzik kursunu maddi imkansızlıklar yüzünden 3 ay sonra bıraktı. Ardından konfeksiyon atölyelerinde çalıştı. Hayata tutunmak için gündüzleri yaptığı işler değişse de geceleri hep sazının çaldı, türkülerini söyledi. Gazino ve düğün salonlarında çalışmaya başladıktan sonra saçlarının uzun ve kıvırcık olmasından dolayı Kıvırcık Ali olarak anılmaya başladı ismi. Askerlik görevinin ardından yüreğindeki duygularınınsazının sesiyle birleştirdiği bestelerinden oluşan 3 albüm yapsa da piyasaya çıkartamadı. 1995 yılında İbrahim AKKAYA ve Mustafa YILMAZ ile birlikte Grup Turnalar’ı kurdu. Bir yıl sonra ilk albümleri olan “Türkülerden Türkülere Yol Eyledik“ müzikseverlerle buluştu. Bu albüm aynı zamanda Kıvırcık Ali’nin profesyonelliği ilk adımı oldu. 1998 tarihli ikinci albümleri “Türküler Kimliğimiz” de müziği Kıvırcık Ali’ye ait olan Turnalar yer aldı…Gençlik yıllarından itibaren dinlediği sevdiği ustalar vardı. Muhlis Akarsu, Ali Kızıltuğ, Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz ve niceleri. Her birinin sesi, sazı özeldi onun için. Müzik adına hep öğrendi, her dinlediği türküyü ders saydı kendisine. Üretirken tüm bu yıllar içinde yaşadıklarını kattı türkülerine. Çevresindeki insanların onun müziğine inandığı gibi o da inandı kendisine. 1999 tarihli ilk solo albümü “Gül Tükendi Ben Tükendim”de bu inancın eseri olmuştu.

Bir kayanın üzerinde türkü söyleyerek başlayan müzik hayatında başarıya doğru hızla ilerledi Kıvırcık Ali. Her eserinde kendi duygularıyla beraber aslında halkı anlattı çaldı, söyledi. Bu toprakları doğusundan batısına kuzeyinden güneyine dolaştı, konserler verdi. Sazını her eline aldığında en iyi bildiği işi büyük bir ustalıkla yaptı. Yıllar geçtikçe çoğalan besteleri ikinci albümü “Isırgan Otu” için birleşti müzikseverlerle buluştu.

Sadece müzik yolculuğunda değil hayat yolculuğunda da çalışkan ve üretken bir insandı Kıvırcık Ali. Onca yoksulluğa, zorluğa rağmen yılmadı, pes etmedi. Ünü Türkiye sınırlarını aştığında öncelikle yolu Almanya’ya düştü. Verdiği konserlerle gurbette vatan hasreti çeken yüreklere türküleriyle bir nebze de olsa su serpti. Çok sevildi. Öyle ki bir gün vizesinde problem çıkıp Almanya’ya giremedi. Orada yaşayan Türkler Alman Konsolosluğu’nu telefon yağmuruna tutunca vizesindeki sorun giderildi. Konserler durmaksızın devam ederken albüm çalışmaları da durmadı elbette. Üçüncü Gurbet ve Geriye Dönün Seneler albümleriyle üretmeye devam etti.Anadolu türküleriyle bezenmiş besteleri ve kendine has yorumuyla Kıvırcık Ali’nin ünü Avustralya’dan Kanada’ya kadar ulaştı. Bestelerini birçok farklı sanatçı seslendirdi. Yüreğindeki duyguları sazıyla birleştirip her kesimden insanın sevgisini kazandı. Hüznü, mutluluğu, bu toprakları kısaca hayatı anlattı eserlerinde. Halkın duygularına tercüman olmayı başardı. Bu kadar çalışkan ve üretken bir insanı durdurmak imkansız gibiydi aslında. Sazını çalmaya, türkülerini söylemeye devam edecekti. Müziğe adanmış bir hayatta önüne çıkan hiçbir zorluk onu durduramamıştı. Ta ki soğuk bir kış günü aşılması mümkün olmayan tek zorlukla karşılaşana kadar… 2011 yılında Ocak ayının 11. Günü geçirdiği bir trafik kazası yaşama ve müziğe sımsıkı sarılan bu ustayı hayattan çekip aldı. Çalınmış söylenmiş onlarca eser, yüreklere hafızalara yerleşen ustanın sesi kaldı ardında. Sazın sesi sustu belki ama Kıvırcık Ali’nin eserleriyle insanların yüreklerine yerleşen sesi ve sevgisi büyüyerek çoğalmaya devam ediyor

 

GERİ DÖN